Menu

Viking Parkuru 17,1K (Tahoe Gölü İkinci Solo Geçişi)

Yazar: Vural Tandoğan

21 Temmuz 2022 – Solo Geçiş – Viking Parkuru – 17,1 km

İlk 19 km yüzmem çok yormuştu. Sanki Manş’ı da 34 km yüzmüş kadar yorulmuştum. Bu geçişte yaşadığım kramp sorununun ve yüksek nabzın en büyük nedeni 2000 m yükseklikteki oksijen azlığıydı aslında. Zaten kolumdaki saat Türkiye’de oksijen 95-96 gösterirken Tahoe’da 90-91 gösteriyordu. Bu nedenle Furkan Hoca ile ön karar verdik bu akıllı saatlere güven olmaz. Ve Furkan hocamın telefon konuşmalarındaki hafif kızmaları ile artık saate bakmıyorum. Kramp sorununu çözmek için hayatımda ilk defa magnezyum desteği almaya başladım.

Geçiş Günü:

Nihayet 2. Maç günü gelmişti. Eğer bu maçı kazanamazsak üçüncü maçın hiçbir önemi kalmayacaktı.

21 Temmuz gece yarısı limanda kaptan Bryan, hakem Katie ile gece 02.30 civarında buluştuk. Bu sefer teknede destek ekibimde Demir’in yanı sıra yeğenim Ekin de bulunacaktı. Kaptanımız Bryan tekn eye binmeden bize briefing vermeye başladı. Bryan’ın en önemli unsuru emniyet idi ve yüzmenin sonuna doğru koyu girerken birçok Amerikan teknenin bizi karşılayacağını söyledi. Bu teknelerin uyarılması için turuncu bayrak sallayacaklarını, bu bayrağı gördüğümde tekne trafiğine dikkat etmem gerektiğini söyledi. Bende “oraya kadar yüzeydeyim zaten” dedim içimden. 😊

Tekneyle geçişin başlayacağı kayalık bir noktaya geldik. Suya atlayıp karaya verilen işaretle yüzmeye başladım. Hava ve su sanki 15 Temmuz’dan biraz daha sıcaktı.

Her şey yolunda gidiyordu, beslenmem sıcak, kramp yok, nabzım artmıyordu. Vücut yüksekliğe ve göle uyum sağlamaya başladı diye düşündüm içimden. Gün ağır yavaş hedefe yaklaşıyordum. Fakat ilk 19 km yüzmenin yorgunluğunu da hissetmeye başladım. Nihayet uzak bitişine yapacağım Emerald koyu göründü. Koyun içine tekneler girip çıkıyordu. Koyun içine girdikten sonra dalgalar başladı. Teknemde Turuncu bayraklar sallandı halde tekneler üzerimize geliyordu.

Bu noktada Bryan’ın geçiş öncesi söyledikleri ve ne kadar haklı olduğu aklıma geldi.

Bir ara Bryan, beni ve etrafımdaki teknesini daireler çizerek emniyetimi sağlamaya çalışıyordu. Bütün bu hengâmede ve dalgalar arasında kıyıya ulaşmak içimden abartıyorum sarf ediyordum.

Koyun içine girmiştik. Ama kara hala uzaktaydı. Okyanus yüzmelerinde koyun içine girdikten sonra kara kısa zamanda ulaşılırken burada zor olması şaşırtmıştı beni. Hala üzerime gelen tekneler ve dalgalarla mücadele ederken birden iki tekne arasında yüzerken buldum kendimi. Benden önce bir yüzücüyle yüzmüş kaptan Sylvia beni beklemiş ve emniyetim için oda teknesi ile yanıma gelmişti. Artık karaya ayak basacağım yer görünmüştü. Nihayet tekneden gelen alkış ve bravo sesleri ile 8 saat 5 dk sonra karaya ayak bastım ve Atatürk’ün bayrağını kaldırdım.

Çok yorularak başarmıştım ama daha sırada 29 Temmuz’da en zor olan üçüncü maç vardı. Bir an önce toparlanmam lazımdı.

Tahoe Gölü’nün yüksek irtifa koşulları, dalgalı suları ve tekne trafiğiyle dolu bu ikinci solo geçiş, azmin ve ekip desteğinin zaferiydi. Emerald Bay’in zorlu koyunda yaşanan mücadele unutulmaz anılar bıraktı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir