Datça’dan başlayıp Ege’nin en vahşi ve en güzel köşelerine uzanan efsanevi rotamız, uzun mesafe ve açık su yüzücülerinin yıllardır “burası başka bir gezegen” diye fısıldadığı yer.
Zümrütle turkuazın birbirine karıştığı sular, binlerce yıllık Knidos’un denizin içinde uyanışı, rüzgârın bile uğramadığı sessiz koylar ve sadece yüzerek ulaşılabilen kumsallar…
Palamutbükü’nün kristal sabahlarından Knidos’un antik limanının üstünden geçerek Ovabükü’nün turkuaz finaline uzanan bu rota, Datça Yarımadası’nın en bakir ve en büyüleyici yüzme parkurlarında gerçekleşiyor. Caretta carettaların eşlik ettiği uzun etaplar, rüzgârsız koylarda ayna gibi sular, tepelerden süzülen kekik kokusu ve her virajda başka bir kartpostal manzara…
Henüz yaz kalabalığı gelmeden, rüzgârın usul usul okşadığı Datça koylarında sezonun ilk uzun yüzüşlerini yapıyoruz. Kekik kokan tepelerin arasında ayna gibi parlayan deniz, Knidos’un 2600 yıllık antik limanının üstünden süzülerek geçmek, sadece yüzücülerin bildiği gizli kumsallara dokunmak…
Öne çıkanlar
- İlk gün Palamutbükü başlangıçlı rotada varacağımız Akvaryum koyunun berrak suları.
- İkinci gün Knidos ticari limanı kalıntıları üzerinden yüzerek geçiş.
- Ovabükü'nün nefis manzarası ve büyük mağara ziyaretimiz

